Ürün Açıklaması
Kitap Hakkında
Ne görüyorsan o vardır. Gördüklerinden başka bir şey yoktur. Willam James
Rum Kızı Sultan… Ya da Barisina…1920′lerde Amasya bölgesinden sevk edilen Rum vatandaşlarımızdan herhangi birinin dramı… Barisina’nın gerçek yaşam öküsü… Umudun her an, her yerde olduğunu hissettirir bu roman, onunla çıktığımız zorlu yolda. Çocukluğunda tehcirin amansız koşullarıyla bir anda değişiveren yaşamı ölümün farklı yüzlerini tanıyarak sürüp giderken Sultan (Barisina), hiçbir zaman umutsuzluğun onu yok etmesine izin vermez. Zümrüd-ü Anka Kuşu gibi her seferinde küllerinden yeniden doğar; çünkü yaşam birdir ve ne olursa olsun yaşamaya değerdir.
Her yeri ve her anı korkuyla dolu olduğunda hayatın, kendinizi kendinizden uzaklaşırken bulursanız, duracak bir yer kalmadığında ve yollar çıkış vermediğinde size, kaybolmaktan alıkoyabilirsiniz kendinizi! Sultan gibi…
Bazen sorumluluğunu bizden başka her şeyin, başta tarihin üstleneceği olaylar hayatımızı baştan aşağı değiştirir. Ölümün kendini göstermek için fırsat kolladığı böyle zamanlarda yaptığımız tercihlerin getireceklerinden habersiz yaşamaya devam ederiz. Sultan gibi…
Bu roman, tarihi bir belge değilse bile bir dönemi ve o dönemde yaşanaları duygu yüklü, dokukanklı bir dille anlatmakta. Yakın tarihimizdeki bazı gerçekleri duygu ve düşünce dünyamızın gözleri önüne sermektedir.
Yazar Hakkında
Zehra Çeliksular 1954 yılında Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde doğdu. İlk ve ortaokulu burada okudu. Sınavla girdiği Malatya Kız İlköğretmen Okulu’nu 1972′de bitirdi. Göreve köy öğretmenliğiyle başladı. Urfa Hilvan, Ordu Fatsa ve Malatya’da sınıf öğretmeni olarak çalıştı. 1986′da Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Önlisans programını tamamladı. 1992′de atandığı İstanbul’da Samatya Yunus Emre İlkokulu’nda bir yıl çalıştıktan sonra devam ettiği Ataköy İlköğretim Okulu’ndan 2007′de emekli oldu. Öğretmenliğinin ilk yıllarından itibaren çalışmalarını sürdüren Zehra Çeliksular Sultan’ın anılarıyla dolu dolu geçen hayatının ona kazandırdığı zengin bir hayal gücüyle, Sultan’ın vasiyeti olan bu ilk romanını yazdı.
‘Cihan Yandı’nın Başlangıcı
Yollarda ne ağaç ne su kokusu vardı. Beton duvarların sıcağı daha asfalta vurmamıştı; ama öğleyi, ikindiyi düşününce en iyisi akşam dönmekti. Malatya eskiden böyle miydi?.. En işlek caddeler bile bahçe aralarından geçerdi. Sık aralıklarla temiz su arklarına rastlanırdı. Yeşil Malatya güzelliği eskilerde kalmıştı. Omzuna astığı çantadan bozuk para çıkardıktan sonra Yeşilyurt minibüsüne binen Zeliha, 15-20 dakika sonra ilçenin girişindeki mezarlıkta indikten sonra yayaların açtığı patikaya doğru yöneldi. Ne kadar dikkat etse de kupkuru pıtraklar paçalarını dalıyordu. Sonbahar, yağmurunu şimşeğini alıp da üzerinden geçmese öylece durur bu otlar. Beyaz killi toprağı, güzelim çimenleri, ağaçları barındırmaz. O yüzden sevdiklerimizin mezar taşları yaz sıcağında fırın duvarı gibi olur. Hele bir de yağmur yağsın, ayakkabılarınızı bırakmaktan başka çareniz kalmaz. Kışın kolay kolay buraya giremezsiniz.