Ürün Açıklaması
Kitap Hakkında
Günümüzden on beş bin yıl önce teknolojileri evrenin uzak köşelerine yolculukları mümkün kılacak kadar gelişmiş olan insanlar, kontrol edemedikleri güçler tarafından zor durumlara sokulunca Yerküre’den çok uzaklara göç etti.
Vaat edilmiş yeni dünyaya, ALTARİS’e…
Geride bıraktıkları HABERCİ Dünya’dan topladığı bilgileri Altaris’e götürdüğünde Altaris halkı sorunlarının çözümünün Dünya’da, Türkiye’de olduğunu keşfeder.
Ancak binlerce yıl önce saklayıp unutmuş oldukları uzay yolculuğu tekniğini yeniden kurabilirler mi?
Hırslarının ve zaaflarının yol açtığı olumsuzlukları da giderip, beş ışık yılı uzakta olan Dünya yolculuğuna çıkabilirler mi?
Yazar Hakkında
1940 yılında Ardahan’da doğdu. İlk ve ortaokulu burada bitirdikten sonra, Bursa Erkek Lisesi’ne kaydoldu. 1958 yılında başladığı İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi’nden 1963′te mezun oldu. Kars’ta Bayındırlık Müdürlüğü’nde tesisat mühendisi ve müdür olarak çalıştıktan sonra proje mühendisi, müteahhit, taşeron, proje müdürü olarak Türkiye’nin hemen her bölgesinde, devlet yapıları, fabrikalar, sulama işleri, yollar yaptı. Kitap yazmanın her okuyucunun hayali olduğunu düşünen yazar yurtdışındayken imkân bulunca ilk romanı olan Tanrı’yla Bahis’i yazmaya başladı. Elinizdeki bu romanın birinci kitabı olan Haberci. Yazar halen romanın diğer kitabı üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor.
Romanın Başlangıcı
Kazı makinesi operatörü sırada bekleyen kamyona kömür yüklemek için kepçeyi üstü açılmış kömür yığınına daldırdı. Operatör, kömüre saplanan kepçenin tırnaklarından çıkan kütürtüyü duyduğu zaman, kömürün içinde sert bir kayaya rastladığını, bu yüzden tırnaklardan birini kırdığını düşündü. Kepçeyi yığının içinde kıvırarak yukarı kaldırdı ve kömürü kamyona değil yan tarafa boşalttı. Niyeti, eğer tırnaklardan birisi kırılmışsa, kırığı bulmaktı.
Kenara boşalttığı kömürü kepçenin ağzıyla yaydı, görünüşte kütürtüye sebebiyet veren, kırılmış taş parçaları yoktu, sadece simsiyah ve ufalanmış çok parlak kömür vardı. Kepçeyi biraz kaldırıp kendine doğru çevirerek tırnaklara baktı. Düşündüğü gibi bir tırnak kırıktı. Bloke frene basarak yere atladı. Yağcı, formen ve sıra bekleyen birkaç kamyon şoförü neler olduğunu görmek için operatörün yanına koştu.
Operatör, “Tırnağı kırdık! Bari kırık parçayı bulabilsek! Buradaki kömür de ne kadar değişik?” dedi.